Erdoğan Demirören, bugün sabah saatlerinde vefat etti. Benim de aklımdan, onunla ilgili bir miktar anı geçti.

Rahmetli dayımla Erdoğan Demirören, gençlik dönemlerinden yakın arkadaşlar. Dayımın anlattıklarıyla az çok bilgi sahibi olduğum bir isim yani.

Türkiye’deki tanınırlığı ise, Beşiktaş delegesi olmasıyla, oğlunun önce Beşiktaş’ın, sonra da Futbol Federasyonunun başına geçmesiyle zirve yaşamıştı. Ondan öncesinde, çok da bilinen isimler değillerdi. Belki yine maddi olarak göz önünde olacak bir kazançları vardı, ama vergi rekortmeni olacak kadar çok kazanamıyorlardı.

Oğlu Yıldırım, Beşiktaş başkanı olup da tanınırlığı artınca, nasıl olduysa, onların da belli bir servetin üzerine çıkmaları sağlanmış oldu. Örneğin gaz konusu…

Dayımdan dinledim

Bir gün dayımla sohbet ediyorduk. Annemden de adını duymuştum, ama dayım kadar yakından tanımadığı için, bazı yerleri eksik kalmıştı.

Yıllar önce, dayım ayakkabı işiyle uğraşırken, Erdoğan bey yedek parça işinde yer alıyormuş. Dayımın anlattığına göre, tahminen 18 yaş civarındayken, birdenbire yurt dışı bağlantısı oluvermiş. Yurt dışından yedek parça (!) getirtmeye başlamışlar. Tabi bu ürünlerin genel adı buymuş. İçeriği tam olarak neymiş, ancak ima edilince anlaşılıyordu. Dayımın dediğine göre, bu birdenbire başlayan yurt dışı ilişkileri sayesinde, çok hızlı bir şekilde yükselmeye ve ciddi boyutlarda kazanmaya başlamışlar. Hatta derdi ki, biz yapamazdık! Yani, yurt dışı bağlantısı var, getirtip satışını yapabileceği ürün portföyü var, ama nedense (!) yedek parça getirmenin doğruluğu konusunda şüpheleri de var…

Bugünlere geldiklerinde, bulundukları konuma bakınca, epey bir yedekleme yaptıkları, aşikar!

Saygı göstereceğim bir özelliği

Annem, dayımın ve arkadaşlarının yaşları 18-20 iken, ilk işine girmiş ve Eminönü tarafına gidip geliyormuş. Bu arada bir bilgi, dayım da epey bir kıskançmış. Erdoğan’a demiş ki, kız kardeşim oralara gelip gidiyor, aman ha, sana emanet! İşte Erdoğan Demirören’in en sevdiğim yanı; anneme kendi öz kız kardeşi gibi mukayyet olmuş. İş çıkışından toplu taşıma araçlarına binene kadar, ya da tam tersinde, sürekli göz kulak olmuş. Bu yüzden annem, ayrı bir saygı beslerdi.

Gelelim diğer yönüne

Bizim Erdoğan beyi tanımamıza neden olan ise, maalesef ki, hiç alakası olmayan medya sektörüne girmesi ve bunu yaparken ziraat konusunda destek veren bir bankadan, uzun vadeli, düşük faizli kredi kullanmasıydı.

Yedek parça dükkanından gelmiş birinin, eğitimini bıraktım, alaylı olarak deneyimine dahi sahip olmadığı bir alana geçmesi, gerçekten dikkat çekiciydi. Üstelik, yıllarca çalışmış, öyle ya da böyle ciddi kazançlar sağlamış birinin, yaptığı yatırım için devletten yardım alması, üstelik bu yardımı ihtiyacı olan rakamın bir kısmı için değil de, tamamı için olması çok daha ilginçti.

Yıllarca hiçbir yerde ne adını ne resmini ne cismini görmediğimiz bir ailenin, birdenbire bu kadar farklı alanlarda iş yapması, normal yaşamlarının üzerine bir de magazin yaşamlarına konu olması en ilginç yönüdür belki de…

Onca sektör dururken, medya konusundaki üst seviye taleplerinin nedenini, ancak son 16 yıl içinde oluşan olaylara bağlanması da ayrı bir konu tabi ki…

Sonuç olarak;

Öncelikle Allah rahmet eylesin. Sevenlerine, geride kalanlarına sabır versin. Ama geride bıraktığı büyük servetin yanında, küçük saygınlığıyla daha çok anımsanacak olmasını da görmek gerek.

Her ne kadar karşılaşmasam da, son yıllarını saymazsak annemin de dayımın da sevgiyle andığı, benim de kısmen saygı duyduğum bir isim olmuştu, Erdoğan bey. Ama son 16 yılda aldığı görevler ve bu görevlerdeki muvaffakiyeti, bütün o yılların üzerine kalın bir çizgi gibi olmuştu.

İnsanoğlu bir farkına varabilse, bugün var, yarın yok! Sanki kazık kakacakmışız gibi, rahat rahat ahkam kesmesek olmaz sanki. Kefenin cebi yok sözünü, sadece fakir morali olarak görmesek olmaz sanki.

Bu dünyadan, nereden nereye geldiği tam olarak bilinmeyen, son yıllara kadar çok da sorgulanmayan Erdoğan bey geçmiştir. Umarım onun yaptığı hataları yapmayacak kapasitede çocukları vardır. Çünkü her zaman kullanırım;

Gelen gideni aratır, derler!